|
|
İLK YARDIM
İnsan
vücudu, dünya üzerindeki en karmaşık ve gelişmiş sistemlerden biridir.
Beyin adı verilen organın emir, komuta ve kontrolünde işlevlerini yerine
getirir. Fakat çok çeşitli nedenlerden dolayı, faaliyetlerinden bazılarını
veya birçoğunu yerine getiremeyecek durumda kalabilir, zarar görebilir. Bu
zararlar büyük bir yelpaze teşkil ederler ve bu yelpaze, vücudun kendi
kendini tamir edebileceği sıyrıklar veya derin olmayan kesikler gibi
zararlardan müdahaleye gerek kalabilecek hastalıklara ve en sonunda vücudun bütün
faaliyetlerini durdurabileceği pozisyona kadar genişler. Günümüz tıp
bilimi ve teknolojisi, oluşabilecek bir çok zararı ve hastalığı tedavi
edebilecek durumda olmasına rağmen, bilinmeyenlerden ve insan fizyolojisinin
karmaşıklığından dolayı bazı hastalıklara da henüz çözüm bulamamıştır.
Yelpazenin kötü tarafına doğru yaklaşıldıkça, zarar gören insanlara
yardım etmede zaman ve uzmanlık önem kazanır. Ciddi hastalıklara ve
problemlere müdahale, gerekli malzemenin ve uzman kişilerin bulunduğu tıbbi
merkezlerde yapılır. Fakat problem meydana geldiği andan tıbbi merkeze ulaşılana
yada problem tedavi edilene kadar geçen sürede hastaya hemen müdahale
edilmesi ve kontrol altında tutulması çok önemlidir. İşte bu süre içinde
yapılabilecek bir takım prosedürlere İLK YARDIM denir. İlk yardımda ana amaç, hastanın işlevini yitirmiş bazı hayati fonksiyonlarını tekrar çalıştırabilmek, çalıştırılamıyorsa bunları suni olarak teşkil etmek ve daha kötü bir duruma düşmesini engellemektir. Doğal olarak bütün bunların sağlanabilmesi için bir eğitim gerekmektedir. Günümüzde insanların genel bir ilk yardım eğitimi almaları şiddetle tavsiye edilmekte, hatta bazı iş kollarında zorunlu tutulmaktadır. Aksi takdirde bilinçsizce yapılan bir çok şey hastaya daha da zarar verecektir. Karada yaşamaya adapte olduğumuzdan dolayı sualtı dünyasında bulunmak, insan için doğal olmayan bir olaydır. Bir takım fazladan teknolojik aletleri kullanmadan kısıtlı derinliklerde, kısa süreler belki kalabiliriz ama orada devamlı yaşayamayız. Regülatörler ve tüpler gibi teknolojik aletler kullanılsa dahi, belki derinlikler ve zaman biraz daha artırılabilir, fakat yine de devamlı yaşam şu an için imkansızdır. Çünkü sualtı, karadan daha değişik bir ortamdır ve fiziksel kanunlar bu bize yabancı dünyada daha değişik işler. Bu da vücut fonksiyonlarımızı etkileyerek, hem psikolojik hem de fizyolojik problemlerin oluşmasına neden olur. Balıkadam olarak bizler, temel ilk yardım eğitiminin haricinde, sualtı fizyolojisi ve etkilerini iyice bilmeli ve bunların yaratabileceği problemler meydana gelirse doğru müdahalesini yapabilecek pozisyonda olmalıyız. Çünkü balıkadamlar tarafından tercih edilen iyi dalış bölgeleri ıssız yerler olabilir ve bir tıbbi merkeze ulaşmak veya yardımın oraya ulaşması zaman alabilir. Dalış ile ilgili hastalıkların ilk yardımı daha fazla bilgi ve malzemeyi içerir. Şiddetle tavsiye edilen bu eğitimi de almanızdır. Cankurtaran balıkadam olabilmek sadece ilk yardım bilgilerini değil, aynı zamanda sualtı tecrübesini ve yüksek kondisyonu da gerektirir. İlk yardımda zaman önemli bir faktör olduğundan dolayı, su üstü veya altında oluşabilecek problemlere acil olarak müdahale etmek hastanın durumu açısından büyük faydalar sağlayacaktır. Bu bölümde anlatılanların amacı ilk yardım eğitimi vermek değildir. Çünkü bu eğitim yetkili profesyonellerin kontrolü altında verilmeli ve uygulanmalıdır. Amaç, bu eğitimi almış olan insanlara yardımcı olmaya çalışmaktır. Temel
ilk yardım eğitimi alan kişiler “ilk yardım eğitimi al, hayat kurtar”
tarzındaki sloganları ilk etapta yanlış algılamakta ve yardım ettikleri
herkesi kurtarabileceklerini sanmaktadırlar. Halbuki kazazedenin problemine ve
bu probleme ne kadar maruz kaldığına bağlı olarak mümkün olmayabilir de.
Önemli olan, doğru reaksiyonu zamanında göstererek, kurtulabilecek insanlara
yardım etmektir. Genel prensip, gerekli tıbbi yardım yapılana kadar, hastayı
içinde bulunduğu problemden kurtarıp, ona daha iyi bir pozisyon yaratmak, eğer
bu yapılamıyorsa en azından daha kötü bir duruma düşmesini engellemeye çalışmak
olmalıdır. İlk
yardım yapan insanlar hata yapabilecekleri düşüncesiyle veya hastanın ölme
riskinin olması dolayısıyla stres yaşarlar. Bu stres kurtarıcıyı kötü yönde
etkiler. Eğitim, bilgi ve bunların unutulmaması için periyodik tekrarı, bu
stresi minimuma indirir. İlk yardım yapılması gerekli bir durumda kurtarıcı,
aşağıdaki faktörlere dikkat etmelidir: 1-
İlk yardıma başlamadan önce hastaya yardım edebilecek daha yetkili
birinin olup olmadığını öğrenmek, var ise ona asistanlık yapmak, yoksa
hemen müdahaleye başlamak yerinde olacaktır. 2-
İlk yardımda zaman ve doğru müdahale en önemli iki konuyu oluşturur.
Zaman kaybı veya yanlış müdahale hastayı daha kötü bir pozisyona
sokabilir. 3-
Fiziksel sorunlar psikolojik problemleri de beraberinde getirir. Örneğin
fiziksel olabilecek streslere müdahale edilmemesi, psikolojik streslerin oluşmasını
sağlayabilir. 4-
Bütün yaralı insanlar, fiziksel olduğu kadar, duygusal yardıma da
ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden kurtarıcının davranışları, hastaya yardım
da edebilir, zarar da verebilir. 5-
Hastaya yardım ederken, onun kendine yardım edildiğini bilmesi, endişesini
azaltacak ve biraz daha rahatlamasını sağlayacaktır. Bu yüzden o kişiye
yardım edebileceğinizi belirtmek ve yapılanları anlatmak çok faydalıdır. 6-
Şuuru yerinde olmayan hastaların bile bazen duyabildiği ve olanları
anlamaya çalıştığı saptanmıştır. Bu yüzden ne olursa olsun, hastaya
olumlu yaklaşmak ve davranmak, ayrıca sizi
duyabiliyormuş gibi onunla konuşmak önemlidir. 7-
İlk yardımda önemli olan hastaya yardım edebilmektir. Onu daha kötü
duruma sokabilecek şeyler asla yapılmamalıdır. 8-
Genellikle ilk yardım yapılan hasta, çok gerekliyse hareket
ettirilmelidir (Hastanın yangın mahallinden veya sudan çıkarılması gibi). 9-
Bir hastalık veya kaza olayına yaklaşırken, kurtarıcı olarak
kendinizi korumanız da önemlidir. Böyle of aylarda, elektrik kaçakları,
kimyasal sızıntılar, oksijen yetersizliği gibi olabilecek problemlerden
kendinizi sakınmalısınız. 10-
Hastaya yardım ederken koruyucu eldivenler ve koruyucu bariyerler
kullanmak, AİDS veya sanlık gibi infeksiyöz hastalıklardan, sizi korur. Bu yüzden
aşırı dikkatli olunmalı ve ilk yardım çantasında yukarıdaki
malzemelerden muhakkak bulundurulmalıdır 11-
İlk yardım esnasında mümkün olduğu kadar çok bilginin toplanması
(olayın nerede, nasıl, niçin ve ne zaman olduğu gibi) ve bunların yetkili
mercilere iletilmesi gerekir. Ne kadar çok bilgi olursa işin uzmanları o
kadar iyi yardım edebilirler. 12-
Dalışla ilgili kazaların Çoğunun ilk yardımında (dekomprasyon
hastalığı, gaz embolisi, boğulmaya yakın hal vs.) saf oksijen kullanılması
gerekirken, diğer ilk yardımlarda oksijen kullanılmamalıdır. 13-
İlk yardım çantasındaki ilaçların güncelliği ve malzemenin
hijyeniği çok önemlidir. Sterilizasyonunu kaybetmiş malzeme ve kullanım
zamanı geçmiş ilaçlar kontrol edilmeli ve değiştirilmelidir. 14-
Medikal problemler işaretler ve semptomlarla tarif edilir. İşaretler,
kurtarıcının görebildiği, duyabildiği, hissedebildiği bulgulardır.
Semptomlar ise hastanın hissettikleridir. Değerlendirmede, hastayla konuşarak
(eğer konuşabiliyorsa) işaret ve semptomları bir arada kontrol etmelidir.
15-
Kurtarıcı ilk yardıma, tıbbi bir merkeze gidene, daha yetkili biri
gelene veya bu işi yapamayacak duruma düşene kadar devam etmelidir. Kazayı
oluşturacak nedenleri bilerek, bu nedenlerin gerçekleşmesini önlemek,
kazaların oluşmamasını sağlayan en etkili yöntemdir. Bu nedenle balıkadamlar
için emniyetli dalış kurallarına uymak önem arz eder. Genellikle dalışla
ilgili kazaların oluşmasının nedeni, bu kurallara uymamaktan, kişisel
hatalardan veya umursamazlıktan kaynaklanır. İLK
YARDIMDA ÖNCELİKLER İlk
yardım yapılması gerekli her hangi bir hastayla karşılaşıldığında, yapılacakların
önceliği önem taşımaktadır. Aynı zamanda ilk yardım için gereken
malzemelerin bulunması ve bu malzemeleri kurtarıcının kullanabilmesi için
gerekli eğitimi almış olması gerekmektedir. İlk yapılması gereken şey
hayatı tehlikeye sokucu fonksiyonların kontrol edilmesi ve gerekiyorsa hemen müdahale
edilmesidir. Unutulmamalıdır ki bu gibi durumlarda zaman çok kritiktir ve doğru
müdahale yapılmalıdır. Gecikmeler veya yanlış uygulamalar hastayı daha da
kötü duruma sokar. 1-
Uyarma:
Uyarmada hastanın omzuna vurularak yüksek sesle iyi olup olmadığı sorulmalıdır.
Böylelikle hastanın kendinde olup olmadığı anlaşılabilir. Eğer hasta
bilinçliyse ve konuşuyorsa bu işlemin yapılmasına gerek yoktur.
2-
Solunum yolunun açılması:
3- Solunum kontrolü: Solunum yolu açıldıktan sonra görerek. hissedere ve dinleyerek hastanın nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir. Nefes sesinin dinlenmesi. nefesin yüzde hissedilmesi ve akciğer hareketinin gözlemlenmesi solunumun olup olmadığının tespitinde kullanılan metottur. Burnun önüne konan küçük bir aynanın üzerindeki buğulanmayı takip etmek de yardımcı olabilir. Hasta nefes almıyorsa derhal suni solunuma başlanmalıdır. 4-
Dolaşım (nabız) kontrolü:
5-
Kanama kontrolü: Hastanın nabzı atıyorsa ve nefes alıyorsa, ciddi kanamaların olup olmadığı araştırılmalı ve varsa kontrol altına alınmalıdır.
6- Şok tedavisi:
Nabzı atan ve nefes alan
hastaya şok tedavisi uygulanmalıdır.
|