|
|
Temel
Yaşam Desteği: Ön değerlendirmede eğer hasta nefes almıyorsa ve/veya nabzı atmıyorsa acil olarak temel yaşam desteğine ihtiyacı var demektir.
Kurtarıcı temel yaşam desteğine, hastanın nabzı ve solunumu geri devam etmelidir. Temel yaşam desteği her hangi bir malzeme gereksinim duyulmadan yapılır fakat unutulmamalıdır ki böyle durumda zaman çok kritiktir. Bir çok vücut dokusu belirli süreler oksijensizliğe tolerans gösterirken beyin o kadar gösteremez. 6 dk. oksijensiz kaldıktan sonra beyinde çok büyük ihtimalle hasar olacaktır. Dikkat edilmesi gereken hususlardan biride CPR’ın kalbi çalışan biri kesinlikle yapılmaması gerektiği. Tıkalı
Hava Yolu: Bilinçsiz hastada dilin solunum yolunu bloke edebilme ihtimali vardır. Normal şartlarda solunum yolu açılarak bu blokaj kaldırılabilir. Solunum yolu açıldığı halde nefes verildiğinde hava ciğerlere ulaşmıyorsa iki problem olabilir solunum yolu doğru olarak açılmamıştır ya da hava yolunu tıkayan yabancı bir madde vardır. Solunum yolunun doğru açıldığı emin olunduktan sonra tekrar nefes verilmeli ve havanın ciğerlere gidip gitmediği kontrol edilmelidir. Gitmiyorsa hasta sırt üstü yatırılmalı ve diyafram sıkıştırması uygulanmalıdır. Bu sıkıştırmayı yapabilmek için iki el üst üste konduktan sonra göbeğin tam üstündeki noktadan karnın içine ciğerlere doğru bir itme hareketi gerçekleştirilmeli ve 6-10 kere tekrarlanmalıdır. Ciğerlerdeki sıkışan havanın basınçla tıkama yapan maddeyi dışarı atması sağlanabilir. Daha sonra hastanın dili dışarı çekilmeli ve ağzı içindeki madde temizlendikten sonra tekrar hava vererek ciğere gidip gitmediği kontrol edilmelidir. Gitmiyorsa işlem tekrarlanmalıdır. Tıkanıklı giderildikten sonra hasta nefes almıyorsa suni solunuma devam edilmeli gerekiyorsa kalp masajı yapılmalıdır. Kanama: Çeşitli
kazalarda kanama önemsiz olabileceği gibi, çok ciddi sonuçlar da doğurabilir.
Açık yaralardaki kanamaları teşhis etmek zor değildir. Aynı zamanda kanama
görülmeyen yerlerdeki hasarların teşhisini de sağlar. Ağızdan. burundan.
kulaktan gelen kan. basınçla ilgili hasarların olabileceğini. Kulak kanaması
başa bir darbe gelmiş olabileceğini, yine kulak kanaması kulak zarının
zarar görmüş olabileceğini gösterebilir. Bu gibi durumlarda diğer semptom
ve işaretlerde değerlendirilerek hastanın durumuna karar verilmelidir. Ortalama olarak bir insan vücudunda 5,5 ile 7 litre arasında kan bulunur. Aşırı kan kaybı, kan yoluyla taşınan oksijenin dokulara taşınmasını engelleyecektir. Böyle bir durumda kalp atış hızını arttırarak eksikliği gidermeye çalışacaktır fakat 1,5 ile 2.5 litre arası kan kaybı ölümcül olabilir. Bu nedenle kanamanın kontrolü de yaşamsal açıdan önem taşır. Ciddi
açık kanamalar iki bölüme ayrılır: Atardamar kanamaları ve toplar damar
kanamaları. Atardamar kanamalarında kan oksijen taşıdığından dolayı
parlak kırmızı renktedir ve yaradan fışkırır gibi akar. Toplardamar
kanamalarında ise kanın kirli olmasından dolayı renk koyu kırmızıdır ve
yaradan yavaşça sızar. Ciddi ve büyük yaralarda hem atardamar hem de
toplardamar kanamaları birlikte görülebilir. Kanamalara yardımda, ön değerlendirmenin
ilk basamakları yapıldıktan sonra yaranın üzerine steril bir bezle direkt
baskı yapılmalıdır. Hazır ise tampon kullanmak daha faydalı olacaktır.
Zaman önemli olduğu için, hiç bir şey yoksa veya hazır değilse. koruyucu
eldiven kullanılırken parmaklarla direkt yaranın üzerine bastırılmalıdır.
Yaraya bir bez bastırdıktan sonra kesinlikle yerinden oynatılmamalı veya değiştirilmemelidir.
Çünkü kan pıhtılaşmaya başlamıştır ve pıhtılaşma kanamanın durmasına
yardımcı olmaktadır. Eğer beze rağmen kanama devam ederse bir ikincisi veya
üçüncüsü diğerinin üzerine konmalıdır. Suyun
altında oluşan kanamalarda, yüzeye kadar bir şey koyma imkanı olmadığından,
parmaklarla yaranın üzerine baskı uygulanmalıdır. Unutulmamalıdır ki
sualtında kanın rengi değişiklik gösterecektir. Kan sualtındayken 10
metrelerde kahverengimsi, daha derinlerde ise yeşil olacaktır. Direkt
baskının kanamayı kontrol edemediği durumlarda bir baskı noktası bulunmalı
ve bu noktaya basınç uygulanmalıdır. Baskı noktası, bir kan damarının
kemik üzerinde cilt yüzeyine yakın olduğu noktadır ve üzerine basınç
uygulayarak kan durdurulabilir. Turnike de kanı durdurmanın yöntemlerinden
bir tanesidir, fakat çok ciddi durumlarda uygulanmalıdır. Örneğin tıbbi
yardım gelene kadar hastanın kan kaybından ölebileceği düşünülüyorsa
yapılmalıdır. Sadece ciddi durumlarda yapılmasının nedeni, uzuvlarda kalıcı
doku ölümlerine neden olabilmesidir. 5-10 santimetre kalınlığındaki bir
turnike bandı, yaranın hemen üzerindeki bir noktaya bağlanmalı. üzerine kısa
bir tahta takılarak kanama durdurulacak kadar sıkılmalıdır. Bir çok
durumda turnike atıldıktan sonra bunu eğitimli bir medikal personelin açması
en iyi yöntemdir. Fakat bazı durumlarda tıbbi merkeze ulaşmak zaman alabilir
ve 2 saati aşabilir. İki saat aşılacaksa telefon veya telsizle. bir hekimle
irtibat kurarak onun tavsiyelerinin uygulanması en iyi yoldur. Böyle bir imkan
yoksa, iki saatte bir uzva 10 dakika kadar kan verilmesi gereklidir. Şok: Ciddi
yaralanmalarda vücut şoka girdiğinde, kanın büyük bir kısmı doğal bir
cevap olarak hayati organlara yönlendirilir.Diğer dokulara giden kanın miktarı
azaldığından bu dokular oksijenden mahrum kalacaklardır. Ağır ve önlenmeyen
şokun sonunda kalıcı yetenek kaybı ve hatta ölüm görülebilir. Bu yüzden
mümkün olan en kısa sürede şok tedavisine de başlanmalıdır. Şoka
girmiş bir hastada yüzeysel zor solunum. nefes kesilmesi ve hırıltılı
nefes görülebilir. Hasta solgundur ve cildi nemlidir. Nabız zayıf ve hızlı
atabilir. Sıkıntı, rahatsızlık, yatmak istememe gibi hareketler gözlemlenebilir.
Bulantı. kusma, hafif baş ağrısı ve konfüzyon şokunun diğer
belirtileridir. Şoku
kontrol altına almak için ön değerlendirmenin ilk basamakları tamamlanmalıdır.
Çünkü ciddi kanamalar ve örneğin kalp krizi. şokun oluşmasına neden olur
ve bunlara ön değerlendirmenin ilk basamaklarında müdahale edilir. Şoka
girmiş birinin vücut ısısı normal tutulmalı, gerekiyorsa altına ve üstüne
battaniye konmalı ve hasta yatar pozisyonda tutulmalıdır. Eder şüphe edilen
bir iç veya dış kanama varsa ayaklar yükseltilmelidir. Fakat şüphelenilen
bir sırt, baş, boyun veya ayak yaralanması varsa, ayakların yükseltilmesi işlemi
yapılmamalıdır. Hastaya ağız yoluyla hiç bir şey verilmemeli ve yardım
gelene kadar hasta ön değerlendirme açısından gözlemlenmelidir. Hastalık Değerlendirmesi: On
değerlendirmenin ardından, hasta kendindeyse ve hayatını tehdit edici her
hangi bir durum yoksa veya sağlanmışsa, görünmeyen yaralanmaların teşhisi
için hastalık değerlendirmesi yapılmaya başlanır. Hastalık değerlendirmesi
kendinde olmayan yani bilinçsiz hastaya yapılmaz. Böyle bir durumda ön değerlendirmeye
devam edilmeli ve yardım beklenmelidir. Hastalık değerlendirmesinden önce, eğer
o ana kadar çağırılmamışsa acil tıbbi yardım çağırılmalıdır. Hasta
güvenli eğer bir yerdeyse hareket ettirilmemeli ve onun da hareket etmemesi
istenmelidir. Mecburi durumlarda (hastayı sudan veya yangın mahallinden çıkartmak
gibi) hastanın taşınmasında mümkün olduğu kadar dikkatli olunmalı ve en
az hareketin yaptırılması sağlanmalıdır. Değerlendirmeye
başlamadan önce hastaya, ne olduğu ve nerelerinde ağrı, acı hissettiği
sorulmalıdır. Cevaplama esnasında hastanın mantıki cevaplar vermediği anlaşılırsa
isminin ve nerede olduğunun sorulmasıyla bilincinin ne kadar yerinde olduğu
kontrol edilebilir.Hastalık değerlendirmesinde kontrol esnasında, vücuttaki
deformasyon, ıslaklıklar, akıntılar veya acıya tepki kontrol edilmelidir.
Dokunulan yerde acı veya ağrı olursa, hastanın bunu söylemesi istenmelidir.
Hastalık değerlendirmesi, dokunarak. baştan başlayarak ayak ucuna kadar yapılır.
Kontrol esnasında boyun veya sırt hasarlarından şüphelenilirse, hemen
hastalık değerlendirmesi durdurulmalı, yaralının başı sabit tutulmalı ve
gözlemlenmelidir. Bu
değerlendirme yapılırken hastanın üzerinde koruyucu elbise varsa ve hastalık
değerlendirmesi engelleniyorsa, çıkartılmaya kesinlikle çalışılmamalı,
gerekiyorsa en az hareketi sağlayarak kesilmelidir. Hastalık değerlendirmesi
yapılırken hasta dikkatle gözlemlenmeli ve gerekiyorsa ön değerlendirmeye dönülmelidir.
Bu arada teşhis edilen yaralanmalar ve anormallikler, acil tıbbi yardım geldiğinde
yetkili personele anlatılmalıdır.
|